Ara
  • Geleceğe Dokunan Anneler

Mükemmel Anne Baba Olmak

Güncelleme tarihi: Nis 17




Günümüzün en önemli ve en zorlu sınavlarından biri değil mi ebeveyn olmak?

Beklentiler, sorumluluklar, iş ve ev hayatının birlikte yürümesinin getirdiği zorluklar,

zaman sınırlılığı, ileri yaşta ebeveyn olma, çocuğun daha küçük yaşlardayken

akademik bir yarışa girmesi, kişiye kendini sürekli olarak yetersiz bir ebeveyn gibi

hissettiren diğer anne- babalar… Bu süreçleri zorlaştıran pek çok etken bulunmakta.

Anne-babalar için daha bebek beklerken adeta bir yarış başlıyor. Doğumdan önce

hem geleneksel olarak aktarılan hem günümüzde hayatımıza giren çeşitli ritüelleri en

iyi şekilde yerine getirmek, doğumla birlikte, bebeği iyi beslemek, uykuyla ilgili her

zaman en ideal teknikleri uygulamak ve kusursuz bir uyku eğitimi vermek, daha

birinci yaşta en iyisinden doğum günü yapmak, biraz büyüyünce sorunsuz bir tuvalet

eğitimi vermek en iyi kreşi bulmak, en iyi okula yazdırmak, pek çok kursa yollamak…

vb. pek çok konu var anne-babaların üstesinden gelmeleri gereken…


Çocuk psikologlarına gelen aileler sıklıkla çocukları ne isterse yaptıklarını, tüm

enerjilerini onu bir kurstan diğerine götürmek için harcadıklarını, en son kendileri için

ne yaptıklarını hatırlamadıklarını dile getirirler. Çoğu mükemmel birer ebeveyn olup

mükemmel bir çocuk yetiştirmek için uğraşmakta ancak büyük bir yorgunluk ve hayal

kırıklığıyla karşılaşmakta, bu nedenle de yardım istemektedirler. Oysa ki Voltaire’in

dediği gibi “mükemmel iyinin düşmanıdır” ve en iyi olmaya, en iyiyi sağlamaya

çalışırken hem çocuğumuz için yapabileceğimiz çok daha basit ama gerekli

güzellikleri atlayabiliriz, hem de çocuğumuzun gerçek potansiyelini, ilgilerini,

becerilerini keşfetmek yerine onu kendi kurguladığımız kalıplara girmeye zorlarız.


Yıllar önce klinikte görüşmeye aldığım ciddi davranış sorunları olan ilkokul çağında

bir çocuğun orta sosyo-ekonomik düzeydeki ebeveynleri sırf oğulları öyle istedi diye

kredi alıp, borca girip bir yılda 3 kez arabalarını değiştirdiklerini aktarmışlardı.

Annenin göz yaşları içinde “Biz onu çok seviyoruz. Onun için hep en iyisi olsun

istiyoruz, en iyi okula gönderiyoruz, arkadaşlarının gittiği tüm kurslara yolluyoruz,

ama istemezse sıkılırsa da ısrar etmiyoruz. İnanın son yıllarda kendi istediğim hiçbir

şeyi yapmadım, hep o ne isterse onu yapıyorum. Arabanın renginden sıkıldı başka

renk istedi diye 3 kez araba değiştirdik. Ondan tek beklediğimiz akıllı, iyi kalpli,

başarılı, çevresinde sevilen, mutlu bir çocuk ve iyi bir evlat olması. Nerede yanlış


yaptık bilmiyorum” diye tarif etmişti içinde bulunduğu durumu… Aslında kendinden de

çocuğundan böyle mükemmeliyetçi beklentileri olmasa, çocuğunun gerçek ihtiyacı

bile olmayan anlamsız isteklerini yerine getirmek için harcadığı enerjiyi sadece onu

anlamaya, onunla birlikte keyifli zaman geçirmeye sarf etse muhtemelen çok daha iyi

bir ilişkileri olacaktı. Bir çocuğun gereksinimi onun istediği renkte araba almanız

değildir. Benzer şekilde, her dediğini yapmanız da ona iyi gelmez. Bir çocuk ancak

onu koruyacak, temel ihtiyaçlarını karşılayacak ardından da onunla gülüp eğlenecek

ama yeri geldiğinde de ona dur diyebilecek, doğruyu –yanlışı ona gösterebilecek

ebeveynlerle her yönden sağlıklı büyür.


Her alanda olduğu gibi ebeveynlik konusunda da daha iyisini, daha doğrusunu

öğrenmek, kendini geliştirmek ‘istenen ve takdiri hak eden’ bir durumdur. Bununla

birlikte her zaman her konuda en iyisini yapmaya, en mükemmeli gerçekleştirmeye

çalışmak hem çok zorlayıcıdır hem de zaten sınırlı olan enerjimizi imkansızı

hedefleyerek boşa tüketmektir. Çocukların mükemmel ebeveynlere değil onları çok

seven, onlarla gerçekten ve samimi bir şekilde ilgilenen, onların fiziksel olduğu kadar

duygusal ihtiyaçlarını gözeten, onlara güvenli ve şefkatli bir ortam sunmaya

çabalayan, onları dinlemekten ve onlarla paylaşımda bulunmaktan keyif alan

ebeveynlere ihtiyaçları vardır.


Benzer şekilde ebeveynlerin de iyi birer ebeveyn olmaları için üstün zekalı, üstün

başarılı, birçok alanda yeteneği ya da çok sayıda ilgi alanı olan ideal çocuğu

yetiştirmeleri değil, kendi çocuklarının var olan yetenek ve ilgi alanlarını

desteklemeleri gereklidir. Nasıl ki bizler mükemmel değiliz ve çevremizde de

mükemmel yetişkinler yok, mükemmel çocuk diye de bir kavram olmadığını ya da

tam tersine tüm çocukların kendi oldukları halleriyle mükemmel sayılabileceklerini

söyleyebiliriz. Şems-i Tebrizi demiş ki “Güzel bir gülü, güzel bir geceyi, güzel bir

dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm derdiyle

sevebilmektir”. Özetle çocuğunuzu her haliyle, olduğu gibi sevin ve bunu ona

hissettirin. Yapabildiklerini, iyi yanlarını görüp takdir edin destekleyin, zorluk çektiği

alanlarda ise yanında olduğunuzu, onunla birlikte ve onun için çözüm aradığınızı ona

gösterin. Kendinizi sevin, ebeveynlikten keyif almaya çalışın ve bir ebeveyn olarak

daha iyisini yapmaya çalışmaya, okumaya ve öğrenmeye devam edin ama en az


hata ve eksikleriniz kadar iyi ve güçlü yanlarınızı da görün. Mükemmel ya da en iyiyi

değil çocuğunuz için, sizin için, çocuğunuzla ilişkiniz için iyi olanı hedefleyin.


Doç. Dr. Ş. Gülin Evinç

Hacettepe Ü. Çocuk ve Ergen Ruh Sağ. ve Hast. AD


Daha detaylı bilgi için: Epsilon Yayınevinden Çıkan Erken Çocukluk Döneminde Duygusal İhmali Fark Etme, Tanıma ve Önleme Kitabımızı (https://www.phocagoods.com/tr/urunler/kategori-kitap-gelecegedokunananneler)


YouTube kanalımızı


https://www.youtube.com/channel/UCjLATZJfSHE3Od57U3NNTsQ/videos



Instagram hesabımızdaki paylaşımlarımıza gözatabilirsiniz.


https://www.instagram.com/gelecegedokunananneler/




106 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör