Ara
  • Geleceğe Dokunan Anneler

Yaşam Boyu Dayanıklılığı Arttırmak

Güncelleme tarihi: Kas 9




Merhaba,

Anneler, babalar, aileler

“Geleceğe Dokunan Anneler” projesi ile yine birlikteyiz.


Çocuklarda, özellikle yanında güvenilir bir yetişkin olmaksızın yaşanan istismar, ihmal, ölüm, ağır kronik hastalık veya afetler gibi olumsuz yaşam deneyimleri vücutta biyolojik olarak zararlı (toksik) stres cevabı oluşturmaktadır. Bu stres cevabı da çocuğun yaşı, genetik yapısı ve diğer çevresel faktörler ile de etkileşerek hem kısa dönem hem de uzun dönem fiziksel, sosyal, duygusal ve ruhsal sağlık sorunlarına, eğitimde başarısızlığa yol açabilmektedir. Bazen bu olumsuz olayların engellenmesi ve tabi genetik yapının değiştirilmesi mümkün değildir. O zaman çocuğun çevresinde değişiklikler yapılarak olumsuz etkilerin en az olmasına çalışılmalıdır. Çocuğun çevresi dediğimizde anne-baba ve kardeşinden oluşan çekirdek aile ile başlayarak, geniş ailesi, komşuları, arkadaşları, okulu ve daha da ileri anne-babanın arkadaşları, sosyal destek kurumları sayılabilir. Tabi çocuğun içinde bulunduğu fiziksel çevre koşulları da önemlidir.


Olumsuzlukları önlemeye çalışırken bir taraftan da çevrede yapılacak değişiklikler ile çocuğun ve ailenin dayanıklılığını artırmak gerekir. Dayanıklılık, olumsuzluklar ve stres ile etkili bir şekilde başa çıkmak, uyum sağlama ve üstesinden gelme becerisidir. Dayanıklılığın artırılması ciddi olumsuzluklara, olumlu uyum sağlama yanıtı, sağlıklı büyüme ve gelişim sağlar. Beyni ve vücudu aşırı (zararlı-toksik) stresten korur. Aşırı stresli durumların daha dayanılabilir olmasını sağlar. Dayanıklılık da, kişinin çevresi ile etkileşimi ile şekillenir.

Yaşam boyu olumlu ve olumsuz olayların etkisinde kalırız ve sonuç hangisinin daha baskın olduğuna göre şekillenir. Yani hayatımız boyunca olumsuz olayları azaltmaya çalışırız. Aslında terazinin diğer kefesinde olumlu olayları artırmakta da vardır. Çabalarımızı bunun için de sürdürmeliyiz.


COVİD-19 bizim için olumsuz bir olay ama terazinin diğer kefesinde onunla başa çıkmak için kullanabileceğimiz yöntemler var. Maske-mesafe ve temizliğe ek olarak aşılar. İşte özellikle aşı olmak bizim COVID-19’a karşı dayanıklılığımızı artıracaktır.


Yaşantımızda karşılaştığımız olumsuz olaylarda da dayanıklılığımızı artırmak, terazinin olumlu kefesini baskın kılmak için 3 yolumuz var;

1. Olumsuzları azaltmak

2. Olumluları artırmak

3. Terazinin denge merkezini değiştirmek


Olumsuzları azaltmak için evde ve çocuğa karşı şiddeti, her türlü istismar ve ihmali engelleyelim. Fiziksel ve akıl sağlığı sorunları için çözüm arayalım. Madde kullanımı ve yoksulluğu önleyelim. Tüm bunlar için hem birey olarak hem de toplum ve devlet olarak adımlar atmalıyız.


Peki terazinin olumlular kefesine neleri yığalım da, hayatın olumlu tarafı baskın gelsin?

Her şey eğitim ile başlıyor, güçleniyor ve gelişiyor. Çocukların erken yaşlardan (3 yaş) itibaren okul öncesi eğitime gitmesi, ve kız erkek tüm çocuklar için eğitimin sonuna kadar sürdürülebilmesi, erişkinler için meslek edinme eğitimleri kişinin dayanıklılığında önemli bir temel taş oluşturuyor. Bunun dışında destek almak, destek aramak da gerekli; aileden, toplumdan, sosyal hizmetlerden. Huzurlu bir ev, güçlü bir dayanıklılık noktası ama aile içi şiddet de bir o kadar zararlı.


Teraziyi olumluda tutmanın üçüncü bir yolu da temel becerilerimizi geliştirmekten ve terazinin dayanak noktasını değiştirmekten geçiyor. Temel beceriler; planlama, odaklanma, benlik kontrolü, farkındalık ve esneklik olarak sıralanbilir. Günlük yaşamda sorun ile karşılaştığımız da bir düzenleme yapmamız gerekir. Sorunlar, bizde ve çocuklarımızda huzursuzluk, hayal kırıklığı, üzüntü veya korku duygularına yol açabilir. Öncelikle bu duyguların farkında olabilmeliyiz. Farkında olduğumuz duyguyu ancak düzenleyebiliriz. İkinci adım bu duyguyu düzenlemeyi gerektirir.


“Dur ve düşün”! Soruna problem odaklı yaklaşmak, önceliklendirmek, kendimize ve çocuğumuza günlük yaşantımızda gerekli esnekliği de sağlayabilmek.

Hem kendimizin hem de çocuklarımızın dayanıklılığını artırmaya katkıda bulunacakları şöyle özetleyebiliriz:

· Önemli kişi (anne/baba, eş) ile destekleyici ilişki

· Çocukların anne/babaları ile güvenli bağlanması

· Aile olarak birlikte zaman geçirmek

· Çocuklara yaşına uygun kural ve sınır koymak (somut kurallar ile birlikte destek olmak)

· Evde rutinlerin ve düzenin oluşturulması

· Destek grupları; aile, arkadaş, okul, toplum ile ilişkiler

· Sosyal, sanatsal, kültürel, sportif etkinliklere katılım

· İyimserlik, olumlu düşünme

· Dinlenme, rahatlamaya zaman ayırmak


Hayat, duyguları anlama, fark etme meselesi,

Hayat, çocukları istismar ve ihmalden koruma meselesi,

İstismar ve ihmalden korunmak, temel çocuk hakkı meselesi,

Gelişim; erken yaşlarda, çocuğun yapısına uygun, aile ve toplumun ona sunduğu imkanların etkileşmesi meselesi

Gelişim olumsuzlukları azaltıp, olumluları artırarak dayanıklılığı artırma meselesi

Tabii içinde yaşadığımız günlerde bir de unutmayalım;

COVİD-19 önlemleri, hayat MeMaT (MEsafe-MAske-Temizlik) meselesi,

COVİD-19 aşıları dayanıklılığı artırma meselesi.


Sağlıcakla ve güzel duygularla kalın


Prof. Dr. Elif N. Özmert



50 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör