Ara
  • Geleceğe Dokunan Anneler

Toksik Stres Her Çocuğu Aynı Ölçüde mi Etkiler ?

Merhaba,

Anneler, babalar, aileler...

“Geleceğe Dokunan Anneler” projesi ile yine birlikteyiz.

Halen devam etmekle birlikte, geçtiğimiz 2020 yılında ana gündem maddesi “COVİD-19” oldu. Bunun için alınacak önlemler oldu, hastalıklar oldu, kayıplar oldu. Özellikle hasta olanlar arasında ölüm riskinin daha yüksek olduğu risk faktörleri belirlendi. İleri yaş, erkek cinsiyet, sigara kullanımı, şişmanlık ve altta yatan bir hastalığın olması (kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet, kanser vb) bu risk faktörlerinden bazıları. Tabi bu arada genetik çalışmlar da yapılmaya başlandı. Öte yandan hiç bir riski olmayan çocukları bu hastalık nedeni ile kaybettik, ileri yaşta altta yatan hastalığı olan kişileri de iyileştirdik. Sonuç olarak COVİD-19’u el birliği ile tümüyle ortadan kaldırmamız gerektiğini anladık ve hastalığı önleme önerilerini herkes için aynı olacak şekilde belirledik.

Duygusal ihmal de herkes için zararlı ve işte Projemizin hedefi de, duygusal ihmali tümüyle önleyebilmek.

“Bizim anne-babamız da bize böyle davrandı, bize bir şey olmadı”. Bu ifade tanıdık geliyor mu?

Ne yazık ki daha genç anne-babalar, çocukken, kendi anne-babalarından gördüğü yanlış davranışları, belki bilerek, belki bilmeyerek tekrar edebiliyor ve bunu savunmak için de gerekçe olarak, kendilerinin yaşadıkları tüm olumsuzluklara karşı, kendi gelişimlerini gösterip, benzer olumsuz davranışları yapmakta sakınca görmüyor, davranışı değiştirmiyor-değiştiremiyor, davranışı gerekçelendirebiliyor.

Olumsuzluk ister COVİD-19 gibi fiziksel olsun, ister duygusal ihmal gibi psikososyal olsun, herkes olumsuzluklardan farklı şekilde etkileniyor.

Peki, aralarında duygusal ihmalin de olduğu, çocukların yaşadıkları olumsuz deneyimlerin çocuğu nasıl etkileyeciğini neler belirliyor?

Temel olarak 3 faktör ve onların etkileşimi:

-Yaş: Çocuk beyin gelişiminin hangi döneminde ? Hızlı beyin gelişim döneminde mi?

-Genetik yapı: Kişinin strese verdiği yanıt genetik yapıya göre farklılık gösterebiliyor öte yandan, yaşanan stres de genetik yapıyı değiştirebiliyor.

-Aile ve toplum ile ilgili çevresel faktörler: Bunlar koruyucu, iyileştirici olabiliyor, kötüleştirici olabiliyor.

Duygusal ihmal ve buna bağlı toksik stresin bir çocuğu ne kadar etkileyeceği yukarıdaki bu üç faktörün birbirleriyle etkileşiminin bir sonucudur. Bu etkileşimin sonuçlarını her çocuk için önceden belirlemek mümkün değilidir.

Yaş, aslında özellikle beyin gelişiminin hangi aşamada ve hızda oluğunu göstermesi açısından önemlidir. Beyin gelişimi ve çevresel fakörlerden etkilenim en hızlı ve en fazla gebelikte olmakta, doğumdan sonra gelişim ilk yıl, sonra ilk 3 yıl, sonra ilk 5 yıl, sonra ilk 8 yıl azalarak ama hızlı devam etmektedir. Bu yaşlardan sonra ise ergenlik dönemi de beyin gelişiminin tekrar hızlandığı ve farklı riskler nedeniyle ayrıca üzerinde durulması gereken bir dönemdir.

Gelişimin ve etkilenimin en hızlı anne karnında olması, çocuğu konuşmaya başlamadan önce, anneyi konuşmamız ve korumamaız gerektiğini de bize söylüyor.


Beyin gelişiminde önemli iki kavram da, gelişimde, “hassas” ve “kritik” dönemlerin varlığıdır. Gelişimin hassas dönemlerinde olumlu uyaranların etkisi daha kolay elde edilmekte, öte yandan olumsuz uyaranlar da daha zararlı olabilmektedir. Bu dönemler daha çok erken çocukluk çağlarına (ilk 8 yaş) karşılık gelir. Kritik dönemlerde ise, dönem bitince gelişim de mümkün olmaz. Bazı duyular için uyaranın olmaması ne yazık ki kalıcı kayıplara yol açabilmektedir.

Yeni bilgiler bize aralarında duygusal ihmalin de yer aldığı olumsuz çocukluk dönemi deneyimlerinin, beyin gelişimindeki kritik ve hassas dönemlerin zamanlamasını da değiştirbildiğini göstermektedir. Bu değişiklik olumlu uyaranlar için sürenin kısalması, olumsuz uyaranlar için ise sürenin uzaması şeklinde olabilir. Her çocuğun nasıl etkilendiğini tek tek saptamak en azından günümüzde mümkün değildir.

Gelişimin hızlı olduğu bu dönemlerde, çevresel etkilenim ve etkileşim de önemlidir. Yani ailenin, çevrenin, toplumun özellikleri. Duyarlı bakım bu işin anahtar kelimesi olarak tanımlanabilir.

Tüm bu etkileşimlerin ortaya çıkardığı bireysel sonuca bakarak ne yazık ki zaman zaman “Bizim anne-babamız da bize böyle davrandı, bize bir şey olmadı” cümlesini kurmamız kolaylaşmaktadır. Ama yanlış olan, zararlı olan her zaman yanlış ve zararlıdır. Sadece bu yanlışın ve zararın kimi ne kadar etkilediği bireysel olarak farklılşabilmektedir.

İşte nasıl COVİD-19 için risk faktörleri olmakla beraber kimin ne kadar etkileneceğini, kiminle nasıl etkileşeceğini tam bilemiyorsak ve önlemleri her zaman ve herkes için uyguluyorsak, tüm çocuklarımızı da her zaman duygusal ihmalden ve toksik stresten korumak temel görevimizdir.


Hayat, duyguları anlama, fark etme meselesi,

Hayat, çocukları istismar ve ihmalden koruma meselesi,

İstismar ve ihmalden korunmak, temel çocuk hakkı meselesi,

Gelişim; erken yaşlarda, çocuğun yapısına uygun, aile ve toplumun ona sunduğu imkanların etkileşmesi meselesi

Tabii içinde yaşadığımız günlerde bir de unutmayalım;

COVİD-19 önlemleri, hayat MeMaT (MEsafe-MAske-Temizlik) meselesi.

Sağlıkcakla ve güzel duygularla kalın

Prof.Dr.Elif N.Özmert


Kaynak

Boyce WT, Levitt P, Martinez FD, et al. Genes, Environments, and Time: The Biology of Adversity and Resilience. Pediatrics. 2021;147(2):e20201651.


2 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Copyright 2018 Projemiz Hayat